Günümüz dünyasında diş implantları eksik diş tedavileri ve estetik diş tedavileri için en gelişmiş çözüm olarak kabul edilmektedir. Teknoloji, diş hekimlerinin hastalarına daha hızlı, daha doğru ve güvenilir tedavi sunmalarına yardımcı olmaktadır. 1952'de modern dental implantların icadından önce insanlar eksik dişleri için çeşitli yöntemlerle tedavi yöntemleri arıyordu. Onlarca yıl süren bilimsel araştırmalar ve klinik uygulamalar sayesinde araştırmacılar implant tasarımını ve işlevselliğini geliştirdiler. Dental implantların gelişimine ve ne kadar yol kat ettiğimize tarihsel bir göz atalım.
Geçmiş Tarih
M.Ö. 2000 yılında Çin'de eksik dişlerin yerine oyulmuş bambu kazıklar yerleştirmek geleneksel bir uygulamaydı. MÖ 1000 civarında, bir Mısır kralının çene kemiğine çakılmış bakır bir çivi bulunmuştur. Bu, çene kemiğine yerleştirilen metal bir diş protezinin kaydedilen ilk vakası olarak kabul edilebilir. Sadece 2000 yıl önce, bir hayvan dişi veya daha düşük sosyal statüdeki bir kişinin dişini kullanarak bir dişi değiştirmeye çalışmak yaygın bir uygulamaydı. Bu implantlar büyük olasılıkla enfeksiyon ve çürüme nedeniyle reddediliyordu. Ancak M.Ö. bulunan kafataslarında diş yerine yerleştirilen bazı implantların etrafında kemiğin iyileştiği de görülmüştür ki bu da bize o dönemde bazı implant vakalarının başarılı olduğunu göstermektedir. Diş implantları alanındaki önemli gelişmeler ancak yüzyıllar sonra gerçekleşmiştir.
Bugün
1952 yılında İsveçli bir doktor ve araştırmacı, kan akışının kemik iyileşmesini nasıl etkilediğini incelemek için bir tavşanın bacağına titanyum bir silindir yerleştirdi. Daha sonra titanyumun kemiğe kaynaştığı ve çıkarılamadığı tespit edildi.
Osseointegrasyon adı verilen kemikle bütünleşme özelliği, modern implantların başarısının biyolojik temelidir. Bu bilgiyle İsveçli doktor, vücudun titanyumun uzun süreli varlığını tolere edebileceğini ve böylece titanyumun yapay dişler için kök olarak kullanılabileceğini keşfetti.
Diş implantları uzun bir yol kat etti. Günümüzde diş implantları çoğu hastada %98'in üzerinde bir başarı oranına sahiptir ve diş hekimleri artık implantları hastanın özel ihtiyaçlarına göre özelleştirebilmektedir. İmplantlar, istenen estetik ve işlevselliğe bağlı olarak çeşitli boyut ve çaplarda yapılabilmekte ve çeşitli tekniklerle yerleştirilebilmektedir.
Ayrıca diyabet veya sistemik hastalıklarda daha iyi sonuç veren akıllı hidrofilik implantlar ve implantın gücünden ödün vermeden inceltilen özel zirkotitan implantlar çok ince kemiklere uygulanabilmektedir.
